Giriş

1 Ocak 2011 Cumartesi

Meryem Ana Evi'nde Noel Ayini


 24 Aralık tarihini 25’ine bağlayan gece, Allah’ın lütfunun parladığı görkemli gecedir! Biz Hristiyanlar, Noel Bayramı’nda İsa’nın doğumunu kutlamaktayız. 



Hıristiyan inancının bu önemli ve anlamlı kutsal günü, yani Mesih İsa’nın doğuşu anlamına gelen Noel bayramını kutlamak için Meryem Ana Evi’nde bir araya gelmiş bulunmaktayız. Özellikle bu kutsal mekânda bu bayramın kutlanması çok anlamlıdır: Meryem Ana’mız bizi burada kendi evinde karşıladığı gibi, aynı şekilde bizler de onun dünyaya getirdiği bebeği kalbimizde karşılamaktayız.

 Hıristiyanlık inancına göre, yaklaşık 2000 yıl önce doğan ve yüzyıllar öncesinde de Kutsal Kitap’ta peygamberler aracılığıyla geleceği bildirilen Kurtarıcı’nın, Yahudiye bölgesinin Beytlehem kasabasında oldukça mütevazi bir ortamda dünyaya gelmesini kutladığımız gecedir.
Bu geceki kutlamada neşe ve minnet duyguları hakimdir! Kırgınlıkları bir yana bırakıp, her ne olursa olsun, her kim olursak olalım, hayatımızın gidişatını da bir yana bırakıp, Allah’ın bizi “ne kadar çok sevdiğini” anlamak ve bunu yaşamak için toplandık.
  Eğer etrafımıza bakacak olursak, Noel’in bizlere ne kadar değişik duygular yaşattığını görürüz. Bu çok anlamlıdır. Belki bu zamanda sade, renksiz, eğlencesiz bir hayat yaşıyor olabiliriz. Ama Noel bayramı, insanlık, merhamet, şefkat ve mutluluk duygularının içimizde yaşamasına katkıda bulunur. Hepimizin içindeki çocukluk duygusunu dışarı çıkararak, yaşamın zorluklarını, endişelerini, gerginliklerini unutturur ve yeni bir yaşama yöneltir. 
Gerçekleşen Noel ayinine katılan hristiyanlar bu özel günü imanlarıyla yaşamaktadırlar. 
Barış ve sevgi mesajlarıyla, Noel bayramının dünyaya, yurdumuza, ailelerimize ve kalplerimize selameti ve huzuru getirmesini diliyoruz. Ayrıca yeni yıl 2011'in de hepimize sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyoruz.
Meryem Ana Evi -Rahipler 






15 Eylül 2010 Çarşamba

PEDER TARCY MATHİAS'IN VEFATI - LA MORTE DI FR. TARCY MATHİAS


UZUN YILLARDIR MERYEM ANA EVİ'NDE (EFES) GÖREV ALMIŞ VE AYNI KUTSAL MEKÂNDA İNSANLAR İÇİN DUA ETMİŞ ÇOK DEĞERLİ HİNDİSTAN'LI RAHİBİMİZ PEDER TARCY MATHİAS'I 14 EYLÜL 2010 TARİHİNDE VEFAT ETMİŞTİR. ONUN RUHU İÇİN DUA ETMENİZİ RİCA EDİYORUZ. MERYEM'İN ŞEFAATİYLE RAB ONA KOLLARINI AÇSIN. AMİN!

----------------------------------------

Si comunica che alle ore 6 di martedì 14 settembre 2010, presso l’Arcispedale Santa Maria Nuova di Reggio Emilia è deceduto il confratello fr. Tarcy Mathias (missionario in Turchia). La tumulazione é avvenuta nel cimitero locale. Preghiamo per questo nostro fratello che riposi in pace !Amen.

10 Ağustos 2010 Salı


15 AĞUSTOS: MERYEM'İN GÖĞE ALINIŞI BAYRAMI

Meryem'in bedeni ve ruhu ölümden sonra göğe ALINMIŞTIR.

Papa Pius XII tarafından, 1 Kasım 1950 yılında Munificentissimus Deus adlı bir bildirge ile, Meryem'le ilgili olarak bütün Katoliklerce kabul edilen bir öğreti (dogma) oluştu. Bu dogma ...Meryem Ana'nın ‘yeryüzündeki yaşamı sona erince, bedeni ve ruhuyla' göğe kaldırılıp, ‘Rab tarafından Göklerin Kraliçesi olarak yüceltilmesi' öğretisiydi (CEC.sf. 254). O tarihten bu yana her sene 15 Ağustos'ta tüm Katolik ve Ortodokslar Meryem'in Göğe Alınışını kutlarlar.

Hıristiyan Dininin Özü adlı kitap ‘ Aziz Meryem'in göğe alınışı bir iman maddesi midir? diye sorar ve hemen ardından da yanıtlar: ‘Aziz Meryem'in göğe alınışı bir iman maddesidir, çünkü o Kilise'nin yanılmaz yetkisiyle belirlenmiştir' (sf.32)

Evet, Kutsal Kitap'ta bu görüşü destekleyecek bir ayet mevcut değildir. Ancak bu öğreti, Kutsal Kitab'ın Meryem'in kutsallığı ve bedenin dirilmesi öğretisine, insanın, günahın ve ölümün anlamına ve bedenin dirilmesine dayanmaktadır.

Bu, Katolik Kilisesi'nin Meryem'e duyduğu aşırı saygı ve bağlılıktan kaynaklanan bir öğretidir. Geleneksel bir öğreti olup, asırlar boyunca süregelmiş bir imana dayalıdır ve bu iman 1950 'de resmi olarak kabul edilmiştir. "Bu öğretiyi Tanrı tarafından ilham yoluyla bildirilen bir doktrin olarak tanımlarız" der Papa Pius, Papalık Beyannamesinde... (Munificentissimus Deus, 1 Kasım 1950) (ve Bk. Lumen Gentium Bildirgesi, N. 59)

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Başlarken...

 İzmir şehrine bağlı Selçuk ilçesine birkaç km. uzaklıkta Efes antik şehri yakınlarındaki Bülbül Dağı’nın batı yamacında bulunan bu kutsal ev, gerek yurdumuzda gerekse de yurtdışında ziyaretçilerin ilgi odağı olmuş ve her geçen gün ziyaretçi sayısı artmıştır. Peki, bazen sayıları günde ortalama 5 bini geçkin ziyaretçinin ağırlandığı bu mekânı bu kadar çekici kılan nedir?
Neden Meryem Ana Evi birçok insan için önemlidir?
Nitekim mimarisel olarak fazla bir özelliğe sahip olmayan bu yapıyı önemli kılan aslında burada varlığını sürdüren kişiliktir: Meryemana. Efes antik şehrini ziyaret edenler mutlaka Meryem Ana Evi’ni görmeden oradan ayrılmazlar.

Temelleri birinci yüzyıla ait olan ve asırlar boyu süre gelen değişiklikler zincirini barındıran Meryem Ana Evi, günümüze kadar devam eden bir tarih saklar. Doğa ile iç içe bulunan bu mekânı görenler buranın gerçekten kutsal bir yer olduğunu hemen fark ederler. Ziyaret eden kişinin kalbinde o an bir huzur dolar.

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Meryem Ana Evi'nin tekrar keşfedilmesi

Meryem Ana Evi'nin tekrar keşfedilmesi çok ilginçtir:

Anna Katharina Emmerick (1774-1824) adlı bir alman mistik kadının vahiyleri doğrultusunda bir kitap haline dönüşen "Anna Katharina Emmerick'in vahiylerine göre Meryem'in Hayatı" (1842), adlı eser, kamuoyunun ilgisini çekmeye başlamıştır.

Bu kitabın bir bölümünde şöyle yazılıdır: "İsa'nın haç üzerinde ölümünden sonra göğe çıkmasının ardından, Meryem üç yıl Kudüs'te, üç yıl Betanya'da, dokuz yıl da Efes'te yaşadı. Aziz Yuhanna, yahudilerin Lazarus ve kızkardeşini denizde terketmelerinden sonra O'nu buraya getirmiştir. Meryem, tam Efes'te değil lakin civarında, bazı dostlarının yerleşmiş olduğu yerde oturuyordu. Evi, bir dağın tepesinde Kudüs'ten gelen yolun solunda, Efes'ten 3,5 mil uzakta bulunmaktadır. Bu kentin güneyinden, bir takım dar patikalara, yabani bitki örtüsü kaplı bir tepeye ulaşılır. Zirveye doğru, engebeli bir yayla vardır. Burası da bitki örtüsüyle kaplıdır ve yaklaşık yarım mil genişliğindedir. Meryem Ana'nın ikametkâğı işte burada kurulmuştur".

Bu tarifi dikkatlice okuyan İzmir Sacré Coeur Koleji öğretmenlerinden lazarist rahip Eugene Poulin arzusuyla yola çıkan bir kafile, başta Peder Henri Jung olmak üzere Efes harabelerinden başlayarak bir keşif yolculuğuna başlar ve en nihayet 29 Temmuz 1891’de ağaçların arasında saklı ve yıkık halde Meryem Ana Evi’nin kalıntılarına ulaşırlar…

Hali hazırda ziyarete açık olan yapının 1951 yılında gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının eseri olması bile, bu evin çekiciliğini hiçbir zaman yitirmemiştir.


Kaynak: Hz. Meryem Ana Evi Derneği, Jorj Abajoli Marbaacılık, İzmir 1999.

Fotoğraflarla Meryem Ana Evi











Kutsal Sessizlik Mekânı

Meryem Ana Evi'ne hangi dine, dile, ırka veya kültüre bağlı olursa olsun dünyanın çeşitli yerlerinden gelen ziyaretçiler kendilerini evlerinde hissetmektedirler. Gerçekten de Meryemana da bize kollarını açarak, bizi evine davet etmektedir. Onun sesini işitenler buraya gelerek şefkatli anne sesini ruhlarında işitirler.

Meryem Ana hepimizin Aziz Annesi'dir...

Meryem Ana Evi’nde katolik rahip ve rahibeler görevlidirler: görevlerinin en başında, bu kutsal mekânın gerçekten ruhsallığının korunabilmesi ve gelen ziyaretçilerin ve özellikle de hacıların burada kendi ibadetlerini yapabilmesini sağlamaktır. Aynı ayna bir hristiyanın ayin yaptığına ve bir müslümanın da namaz kıldığına şahit olmuşuzdur.


Her sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte kuş cıvıltısı eşliğinde dualarla güne başlanılır ve insanların ihtiyaçlarına aracı olarak herkesin mutluluğu için dua edilir.
Karmaşık ve bir o kadar da gürültülü bir ortamda yaşadığımız bu dünyada, insanoğlunun bir an olsun kendisiyle fiziki olarak veya ruhuyla baş başa kalmak istemesi o kişinin hakkıdır. Bu fırsatı yakalamak isteyenler için bu mekân bir vesile olabilir.

Herhangi bir dine mensup olmayanlar için bile Meryem Ana Evi, sessizliğin, kutsallığın ve sükûnetin hissedilebileceği bir yerdir.

İnanıyorum ki, Meryem Ana Evi dünyada eşi benzeri olmayan bir kutsal mekân olarak, bütün insanlığı kardeşliğe çağıran ve Meryem Ana inancını yaşayıp Tek Allah’a inananların da Meryem Ana’nın şu sözlerinin kulaklarında çınlamasına olanak sağlayacaktır: “Bundan böyle bütün kuşaklar beni mutlu sayacak” (Luka İncili 1,46).

Ey Bakire Meryem, bütün insanlar için dua et. Âmin!